Seri Analizi: Trail Blazers vs
Lakers
“Ama gene de konu
sürprizse Trail Blazers’ın adını bir kenarda bulundurmakta fayda var.” Portland
Trail Blazers’ın 8.lik mücadelesini anlattığım yazımı bitiriş cümlemdi bu.
Bugün burada da aynısını vurguluyorum: Ligin en iyi 3 takımından birisi olan
Lakers bu eşleşmenin şüphesiz favorisidir, ancak konu sürpriz ise Trail Blazers’ın
adını anarken tereddüt etmekte her zaman fayda vardır.
https://www.herseynba.com/batidaki-buyuk-playoff-savasi-trail-blazers/
Bu sürpriz
ihtimalini düşünen tek kişi de ben değilim üstelik. LeBron James’e playofflarda
karşısındaki olası rakipleri sorulduğunda Trail Blazers hakkında şunları
söylüyor: “50 sayı atabilecek olan bir Dame, 40 sayı atabilecek olan bir Cj,
eğer ısınırsa ki bu süreçte ısınacağını çok iyi bildiğimiz bir Melo var, o da
35-40 atabilir gayet. Evet, playofflarda her pozisyon yalnızca “O bir pozisyon”dur.
Portland ile bu tarz bir tecrübe yaşayacağınız zaman bilirsiniz ki her şeyi
yapabilirler.”
Lakers Cephesi
Bu hikaye hem
LeBron’un hem Lakers camiasının hikayesi. 7 yıl Playoff yapamayan Lakers bu
sene döndü ve şampiyon olmak istiyor, camia bu başarıya aç durumda. LeBron
tarafında ise bence artık kanıtlaması gereken hiçbir şey kalmamış olan James,
kendisine karşı savunulan argümanlardan birini daha burada çürütmeye çalışıyor,
Batı’da şampiyonluk. Amaca odaklanmış bir LeBron, karşınızda görmeyi
isteyeceğiniz son şeylerden birisidir sanırım.
Geçen sene
playoffa kalınamaması ve büyük takas skandalı sonrasında kurulan yeni
kadrosuyla Lakers bu sene iddialı, iddiasının da altını normal sezonu 1. bitirerek
altını doldurdu. Davis ve James ile maaş
tavanının çok büyük kısmını dolduran Lakers, kadronun geri kalanını nispeten
çok daha alt seviye oyuncularla doldurdu. Savunma oyunuyla öne çıkan yardımcı
oyunculardan hücum katkısı verebilecek ekip çok dar. Javale McGee ve Dwight Howard iyi birer
savunmacı kötü birer hücumcu. Alex Caruso kısıtlı yetenekli çok azimli bir
oyuncu, 2019 Raptors VanVleed etkisi oluştursa şaşırmam. Kuzma yetenekli ve
istikrarsız bir genç, LeBron’un aksine ben kendisinden pek umutlu değilim. Dany
Green hala harika bir 3&D oyuncusu. Jr. Smith de bu yönde müthiş katkı
verebilirdi ancak iyi oynadığı hazırlık maçlarına karşın esas 8 maçta süre
bulamadı, ondan ne beklememiz gerektiğini hala bilmiyoruz, takımın dış şut
yükünü üstlenebilir, sıkıldım diye bubble’dan çıkıp eve gidebilir.
Bubble dediğimiz
yeni ortamda, yeni bir düzenle oynatılan son 8 maça baktığımızda Lakers
akıllıca bir hamleyle dinlenmeyi seçti. Yani istatistiklere bakarsanız LeBron 8
maçın 7’sinde oynadı ve 31.7 dakika süre aldı, Anthony Davis de 7 maçta oynadı
ve 34.6 dakika sahada kaldı ancak Lakers gerçek anlamıyla sahada aktif
dinlendi. Hırs ve mücadeleden uzak oyunlarda yeni atmosferi denemek için
antrenman maçı yapıyor gibi davranan Lakers da bu 8 maçta 3 galibiyet aldı. Takımı
dinlendirirken soğutmamayı da bilmiştir umarım. Biraz da istatistiklerle
konuşalım haydi:
·
Maç
başı 42,5 ribaund, 4,8 blok, 8,9 top çalma. Bu harika savunma istatistikleri,
tüm sezon ortalamasının altında.
·
Maç
başı 15,5 top kaybı
·
Maç
başı 43,8% şut yüzdesi, 30,3% üçlük yüzdesi. Şut tehdidi çok zayıf.
·
Maç
başı 106,4 sayı buldu, 113,4 sayı gördü potasında.
Trail Blazers Cephesi
Nassir Little,
geçenlerde attığı bit tweette Lillard ile olan anısını şöyle anlattı: “Yüzüme
ölmüş gibi baktı ve dedi ki ‘Senin de göreceğin, yapmak üzere olduğum şeyi
hayatında daha önce hiç görmedin, biz o s**tiğimin playoffuna gidiyoruz.’ Bu efsane
bir konuşma değil de nedir bilmiyorum.”
Bu cephede ise
daha fazla hikaye var. Bunların başında tabi ki Lillard’ın sadakat öyküsü var.
İyi bir takıma draft edilmemiş her yıldız, şampiyonluk yaşamak için kolayca
takım takım gezerken herkese meydan okurcasına takımında kalan ve takımını da bir
arada tutan Lillard, büyük bir mücadelenin içinde. Cj McCollum, Lillard ile
uyumlu olamadığı için gönderilmesi gerektiği konuşulan takımında kendini
göstermeye çalışıyor. Nurkic, dönemez denilen sakatlığından döndü, uzun aradan
sonra göz kamaştırıyor. Ve Melo... Carmelo Anthony, rezil bir adammışçasına
bitirilmeye çalışılan HoF kariyerini kurtarmak, basketbol camiasına ben
buradayım demek için uğraşıyor. Onu zamanında minimum kontrattan almayan,
Lakers başta olmak üzere çoğu takımı şimdiden çok üzdü. Yıllar sonra verdiği
kilolarla kazandığı yeni lakabıyla Skinny Melo, bu serinin de önemli
hikayelerinden birisi.
8.lik
mücadelesinde yeri çok zorda olan Portland, zor takvimine rağmen çıkardığı 8’de
6 galibiyet ile kazandılar Playoff biletini. Trail Blazers, playoff serisine
daha sıcak ama daha yorgun taraf olacak çıkacak. Bu arada savunma takımı için
dinlenik olmak, şut takımı için sıcak olmak daha avantajlı olduğu için iki
taraf da seriye iyi başlayacak ama seri uzadıkça Lakers dinlenmenin faydasını
görecek. Kadrosundaki herkes şut atıyor Trail Blazers’ın, içerde Nurkic,
Collins ve hatta Whiteside dahil olmak üzere uzun seviyesinde etkili şutörler
varken orta ve dış mesafede Melo, McCollum, Hezonja, Trent Jr. ve Lillard çok
ciddi şut tehdidi oluşturuyor. Bu takımın zayıf karnı ise savunma. Nurkic,
Trent Jr. ve McCollum iyi savunmacılar, Melo eski melo değil, top kurtarmak
için kendini 1 dakikada 2 kez yere attığını gördüm, savunmada cidden etkili bubble
sürecinde ama gördüğünüz üzere savunması kötü olmayanları saymak kötü olanları
saymaktan daha kolay. Savunma anlamında en büyük açığı da Hezonja, Collins ve
Whiteside üçlüsü oluşturuyor. İstatistiklerle baktığımızda ise şunları
görüyoruz:
·
43,4
ribaund, 8,4 top çalma ve 5,2 blok. İstatistikler sezon ortalamasının top
çalmada üstünde, diğer ikisinde altında.
·
Maç
başı 10,5 top kaybı
·
Maç
başı 44,1% şut yüzdesi, 40,9% üçlük yüzdesi.
·
Maç
başı 126 sayı buldu, 123,2 sayı gördü potasında.
Eşleşmeler:
Bu kadar
istatistiği hikayeyi kucağınıza atıp gitmek olmaz bir de eşleşmelerden
bahsedelim.
·
Öncelikle,
Trail Blazers tarafında LeBron James’i tutabilecek kimse yok, inanır mısınız
ligin geri kalanında da pek var denemez. Melo ile eşleşir ama gene de ne kadar
işe yarar bilinmez. LeBron bu seride yapmak istediği pek çok şeyi yapacaktır.
·
Anthony
Davis de tutulamaz; onun için Nurkic yavaş kalır, Whiteside’ın da oyun zekası yetersiz
kalır. Yine de iyi box out ve yüksek efor ile Nurkic en mantıklı aday ama LeBron
ile sağladığı uyumu göz önünde bulundurduğunuzda LeBron onu gene savunulmaz bir
seviyede oynatacaktır.
·
McGee/Howard,
tam olarak Whiteside’ın tutacağı kişiler ama Collins/Hezonja ikilisini
tanımazlar. 2’ye 1 oldukları için de birisi muhakkak dert olur.
·
Bu
kadar yanan bir Lillard’ı tek kişi tutamaz. Dışarıda büyük ihtimal LeBron
tarafından karşılandığı için canı sıkılacak ancak Nurkic’in dönüşüyle oyun
setlerini aktif uygulayabilmeye dönen Lillard, kolay kolay sıkışmıyor, en az
iki kişi lazım ama riske edilecek kimse de yok.
·
Cj/Trent
Jr. ikilisi, LeBron’un Lillard’ı tuttuğu denklemde çok tehlikeli. Green belki
ama Kuzma, KCP ya da Caruso’nun çok savunabileceği isimler değil.
·
Melo
asla üzerine yatılmayacak bir adam. Oyun sıkıştığında topu alıp birebirde
bitirip kilitlenmeyi her defasında önleyen Melo, diğer oyuncuları durdurabilmek
üzere olduğu o en kritik anlarda çok tehlikeli. Akan oyunda durdurulamaz olmasa
da her dikkatsizliğin faturasını hızlıca kesebilir.
·
Nurkic
de tutulamaz değil, kolay bile tutacaktır hatta Lakers onu ama Nurkic’in zaten
temel özelliği onun savunulamaz olması değil tüm arkadaşları için oyunu çok
açması. Kısalar için ayrıca bir yükseltici etkisini göreceğiz.
X Faktör
Bu serinin X
faktörü kesinlikle hikayesi olacak. Her maç kendi içinde değişecek, maçların
aktörleri de dengeleri de; bu sebeple tek bir X faktör adayı ortaya koymak
istemedim.
Hiçbir X faktör
devreye girmediği durumlarda Lakers’ın önde götüreceği seride, herhangi bir X
faktöre pek de ihtiyacı olmadığı görülen Lakers tarafında X faktör adayı Jr.
Smith olacaktır. Sahada LeBron ve Davis olmasına rağmen işler kötü gidecek
olursa bu rüzgarı tersine döndürecek olan şey hesaplanmamış birkaç Jr. Smith
üçlüğü olabilir.
Portland
tarafında ise ilk X faktör koç olacaktır, rakibine göre çok daha iyi koç olan
Stotts da bazen çok saçma Nurkic formunda olduğunda şutörlerini inanılmaz
şekilde yönlendiriyor. Lillard ve McCollum’u durdurulmaz yapabilecek isim
kendisi.
Kadife bilek
Skinny Melo, kritik zamanlarda kullanacağı birkaç isabetli top ile dengeleri bozabilecek
bir oyuncu. Melo’nun 20 sayı barajını geçtiği maçlarda Portland’ın galibiyet
yüzdesi %67.
Trent Jr. da
çevik ve azimli savunması ile Portland tarafında en kolay pas arası yapan
isimlerden birisi. Bubble sürecinde 15.9 sayı 1.6 top çalma ile oynayan Trent,
gereken anlarda öne çıkabilmeyi başardı.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder