4 Eylül 2020 Cuma

 

 LeBron James, NBA balonundan ayrılmayı düşündüğünü söylüyor: 'Muhtemelen günde bir kez aklımdan geçiyor'

Orlando'da, NBA Bubble içindeki hayat, LeBron James'in itibarına sahip biri için bile zorluyor. Lakers, Cumartesi gecesi NBA playofflarının ilk turunda Blazers'ı eledikten sonra James, Temmuz ayı başlarında ilk geldiğinden beri sık sık Bubble’dan ayrılmayı düşündüğünü medya üyelerine itiraf etti. Bir NBA şampiyonluğu için rekabet ederken aynı zamanda sosyal adaleti savunmak zorunda kalması, uzun bir süre ailesinden uzakta kalması, James'in zihinsel dayanıklılığını açıkça test etti.


"Balonu terk etmeyi düşündüğüm sayısız gece ve günler oldu" dedi James. "Bence herkesin var. Aklına 'ah, buradan defolup gitmeliyim' diyen bir kişi bile olmadığını sanmıyorum. ... Muhtemelen günde bir kez aklımdan geçiyor. Elbette. "

https://twitter.com/BenGolliver/status/1299938985901518848?s=20

James, 2003 yılından beri NBA'de. Üç farklı camia için oynadı ve uzun oyun kariyeri boyunca şampiyonluklar kazandı, şampiyonluklar kaybetti ve olimpiyatta altın madalya kazandı. Bir kez lig lokavtı bile yaşadı ve birkaç farklı komisyonerle oynadı. Başka bir deyişle, James ligdeki serüveninde hemen hemen her şeyi gördü ama buna rağmen James bile küresel bir pandemi sırasında bir "balonun" içinde oynamak gibi bir şeyi tecrübe etmedi.


James bubble’da oynamak ile ilgili olarak "Kariyerimde bulunduğum diğer durumlardan tamamen farklı bir durum" dedi. "Bu, hepimiz için bir öğrenme fırsatı ve biz de günden güne bu dersleri alacağız. Saha dışındaki çalışma alışkanlıklarımızı sürdüreceğiz, film seanslarına devam edeceğiz ve en sonunda bunu sahada da gösterebilir hâle geleceğiz. Ama bu tamamen farklı bir sezon, ben dahil hepimiz için tamamen farklı, sert bir durum. "


James için Bubble içindeki hayata uyum sağlamaya çalışmak ayrı bir düzenleme olmasına rağmen, oyunculara kendileri için önemli olan sosyal adalet meseleleri hakkında konuşmaya devam etmeleri için sağladığı platformu takdir ediyor.

James, "Bize; kişisel yaşamınızda neler olup bittiğini, toplumda neler olup bittiğini ve bir değişiklik yapmaya çalışmak için konuşma fırsatı verildiğinden dolayı tutku hissettiğini" söyledi. "Dinamik oluyor ve duyuluyor."

Lakers’ın, iyi bir playoff dönemi geçirmek için hazırlandını düşündüğünüzde James, Ekim ayına kadar Disney bubble’ının içinde kalabilir. James için iyi haber ise, playoffların ilk turundan sonra sınırlı sayıda aile üyesinin Orlando'daki oyunculara katılmasına izin verilmesiydi. Yani James için ufukta ailesiyle bir buluşma var. Durum böyle olmasaydı, belki James balonu terk etme içsel dürtülerine çoktan teslim olurdu.

 

17 Ağustos 2020 Pazartesi

 

Seri Analizi: Trail Blazers vs Lakers

“Ama gene de konu sürprizse Trail Blazers’ın adını bir kenarda bulundurmakta fayda var.” Portland Trail Blazers’ın 8.lik mücadelesini anlattığım yazımı bitiriş cümlemdi bu. Bugün burada da aynısını vurguluyorum: Ligin en iyi 3 takımından birisi olan Lakers bu eşleşmenin şüphesiz favorisidir, ancak konu sürpriz ise Trail Blazers’ın adını anarken tereddüt etmekte her zaman fayda vardır.

https://www.herseynba.com/batidaki-buyuk-playoff-savasi-trail-blazers/

Bu sürpriz ihtimalini düşünen tek kişi de ben değilim üstelik. LeBron James’e playofflarda karşısındaki olası rakipleri sorulduğunda Trail Blazers hakkında şunları söylüyor: “50 sayı atabilecek olan bir Dame, 40 sayı atabilecek olan bir Cj, eğer ısınırsa ki bu süreçte ısınacağını çok iyi bildiğimiz bir Melo var, o da 35-40 atabilir gayet. Evet, playofflarda her pozisyon yalnızca “O bir pozisyon”dur. Portland ile bu tarz bir tecrübe yaşayacağınız zaman bilirsiniz ki her şeyi yapabilirler.”

https://twitter.com/ClutchPointsApp/status/1243253015139602433?ref_src=twsrc%5Etfw%7Ctwcamp%5Etweetembed%7Ctwterm%5E1243253015139602433%7Ctwgr%5E&ref_url=https%3A%2F%2Fwww.nbcsports.com%2Fnorthwest%2Fportland-trail-blazers%2Flebron-james-thinks-portland-trail-blazers-would-be-tough-8th-seed-beat

Lakers Cephesi

Bu hikaye hem LeBron’un hem Lakers camiasının hikayesi. 7 yıl Playoff yapamayan Lakers bu sene döndü ve şampiyon olmak istiyor, camia bu başarıya aç durumda. LeBron tarafında ise bence artık kanıtlaması gereken hiçbir şey kalmamış olan James, kendisine karşı savunulan argümanlardan birini daha burada çürütmeye çalışıyor, Batı’da şampiyonluk. Amaca odaklanmış bir LeBron, karşınızda görmeyi isteyeceğiniz son şeylerden birisidir sanırım.

Geçen sene playoffa kalınamaması ve büyük takas skandalı sonrasında kurulan yeni kadrosuyla Lakers bu sene iddialı, iddiasının da altını normal sezonu 1. bitirerek altını doldurdu.  Davis ve James ile maaş tavanının çok büyük kısmını dolduran Lakers, kadronun geri kalanını nispeten çok daha alt seviye oyuncularla doldurdu. Savunma oyunuyla öne çıkan yardımcı oyunculardan hücum katkısı verebilecek ekip çok dar.  Javale McGee ve Dwight Howard iyi birer savunmacı kötü birer hücumcu. Alex Caruso kısıtlı yetenekli çok azimli bir oyuncu, 2019 Raptors VanVleed etkisi oluştursa şaşırmam. Kuzma yetenekli ve istikrarsız bir genç, LeBron’un aksine ben kendisinden pek umutlu değilim. Dany Green hala harika bir 3&D oyuncusu. Jr. Smith de bu yönde müthiş katkı verebilirdi ancak iyi oynadığı hazırlık maçlarına karşın esas 8 maçta süre bulamadı, ondan ne beklememiz gerektiğini hala bilmiyoruz, takımın dış şut yükünü üstlenebilir, sıkıldım diye bubble’dan çıkıp eve gidebilir.

Bubble dediğimiz yeni ortamda, yeni bir düzenle oynatılan son 8 maça baktığımızda Lakers akıllıca bir hamleyle dinlenmeyi seçti. Yani istatistiklere bakarsanız LeBron 8 maçın 7’sinde oynadı ve 31.7 dakika süre aldı, Anthony Davis de 7 maçta oynadı ve 34.6 dakika sahada kaldı ancak Lakers gerçek anlamıyla sahada aktif dinlendi. Hırs ve mücadeleden uzak oyunlarda yeni atmosferi denemek için antrenman maçı yapıyor gibi davranan Lakers da bu 8 maçta 3 galibiyet aldı. Takımı dinlendirirken soğutmamayı da bilmiştir umarım. Biraz da istatistiklerle konuşalım haydi:

·         Maç başı 42,5 ribaund, 4,8 blok, 8,9 top çalma. Bu harika savunma istatistikleri, tüm sezon ortalamasının altında.

·         Maç başı 15,5 top kaybı

·         Maç başı 43,8% şut yüzdesi, 30,3% üçlük yüzdesi. Şut tehdidi çok zayıf.

·         Maç başı 106,4 sayı buldu, 113,4 sayı gördü potasında.

 

Trail Blazers Cephesi

Nassir Little, geçenlerde attığı bit tweette Lillard ile olan anısını şöyle anlattı: “Yüzüme ölmüş gibi baktı ve dedi ki ‘Senin de göreceğin, yapmak üzere olduğum şeyi hayatında daha önce hiç görmedin, biz o s**tiğimin playoffuna gidiyoruz.’ Bu efsane bir konuşma değil de nedir bilmiyorum.”

Bu cephede ise daha fazla hikaye var. Bunların başında tabi ki Lillard’ın sadakat öyküsü var. İyi bir takıma draft edilmemiş her yıldız, şampiyonluk yaşamak için kolayca takım takım gezerken herkese meydan okurcasına takımında kalan ve takımını da bir arada tutan Lillard, büyük bir mücadelenin içinde. Cj McCollum, Lillard ile uyumlu olamadığı için gönderilmesi gerektiği konuşulan takımında kendini göstermeye çalışıyor. Nurkic, dönemez denilen sakatlığından döndü, uzun aradan sonra göz kamaştırıyor. Ve Melo... Carmelo Anthony, rezil bir adammışçasına bitirilmeye çalışılan HoF kariyerini kurtarmak, basketbol camiasına ben buradayım demek için uğraşıyor. Onu zamanında minimum kontrattan almayan, Lakers başta olmak üzere çoğu takımı şimdiden çok üzdü. Yıllar sonra verdiği kilolarla kazandığı yeni lakabıyla Skinny Melo, bu serinin de önemli hikayelerinden birisi.

8.lik mücadelesinde yeri çok zorda olan Portland, zor takvimine rağmen çıkardığı 8’de 6 galibiyet ile kazandılar Playoff biletini. Trail Blazers, playoff serisine daha sıcak ama daha yorgun taraf olacak çıkacak. Bu arada savunma takımı için dinlenik olmak, şut takımı için sıcak olmak daha avantajlı olduğu için iki taraf da seriye iyi başlayacak ama seri uzadıkça Lakers dinlenmenin faydasını görecek. Kadrosundaki herkes şut atıyor Trail Blazers’ın, içerde Nurkic, Collins ve hatta Whiteside dahil olmak üzere uzun seviyesinde etkili şutörler varken orta ve dış mesafede Melo, McCollum, Hezonja, Trent Jr. ve Lillard çok ciddi şut tehdidi oluşturuyor. Bu takımın zayıf karnı ise savunma. Nurkic, Trent Jr. ve McCollum iyi savunmacılar, Melo eski melo değil, top kurtarmak için kendini 1 dakikada 2 kez yere attığını gördüm, savunmada cidden etkili bubble sürecinde ama gördüğünüz üzere savunması kötü olmayanları saymak kötü olanları saymaktan daha kolay. Savunma anlamında en büyük açığı da Hezonja, Collins ve Whiteside üçlüsü oluşturuyor. İstatistiklerle baktığımızda ise şunları görüyoruz:

·         43,4 ribaund, 8,4 top çalma ve 5,2 blok. İstatistikler sezon ortalamasının top çalmada üstünde, diğer ikisinde altında.

·         Maç başı 10,5 top kaybı

·         Maç başı 44,1% şut yüzdesi, 40,9% üçlük yüzdesi.

·         Maç başı 126 sayı buldu, 123,2 sayı gördü potasında.

Eşleşmeler:

Bu kadar istatistiği hikayeyi kucağınıza atıp gitmek olmaz bir de eşleşmelerden bahsedelim.

·         Öncelikle, Trail Blazers tarafında LeBron James’i tutabilecek kimse yok, inanır mısınız ligin geri kalanında da pek var denemez. Melo ile eşleşir ama gene de ne kadar işe yarar bilinmez. LeBron bu seride yapmak istediği pek çok şeyi yapacaktır.

·         Anthony Davis de tutulamaz; onun için Nurkic yavaş kalır, Whiteside’ın da oyun zekası yetersiz kalır. Yine de iyi box out ve yüksek efor ile Nurkic en mantıklı aday ama LeBron ile sağladığı uyumu göz önünde bulundurduğunuzda LeBron onu gene savunulmaz bir seviyede oynatacaktır.

·         McGee/Howard, tam olarak Whiteside’ın tutacağı kişiler ama Collins/Hezonja ikilisini tanımazlar. 2’ye 1 oldukları için de birisi muhakkak dert olur.

·         Bu kadar yanan bir Lillard’ı tek kişi tutamaz. Dışarıda büyük ihtimal LeBron tarafından karşılandığı için canı sıkılacak ancak Nurkic’in dönüşüyle oyun setlerini aktif uygulayabilmeye dönen Lillard, kolay kolay sıkışmıyor, en az iki kişi lazım ama riske edilecek kimse de yok.

·         Cj/Trent Jr. ikilisi, LeBron’un Lillard’ı tuttuğu denklemde çok tehlikeli. Green belki ama Kuzma, KCP ya da Caruso’nun çok savunabileceği isimler değil.

·         Melo asla üzerine yatılmayacak bir adam. Oyun sıkıştığında topu alıp birebirde bitirip kilitlenmeyi her defasında önleyen Melo, diğer oyuncuları durdurabilmek üzere olduğu o en kritik anlarda çok tehlikeli. Akan oyunda durdurulamaz olmasa da her dikkatsizliğin faturasını hızlıca kesebilir.

·         Nurkic de tutulamaz değil, kolay bile tutacaktır hatta Lakers onu ama Nurkic’in zaten temel özelliği onun savunulamaz olması değil tüm arkadaşları için oyunu çok açması. Kısalar için ayrıca bir yükseltici etkisini göreceğiz.

 

X Faktör

Bu serinin X faktörü kesinlikle hikayesi olacak. Her maç kendi içinde değişecek, maçların aktörleri de dengeleri de; bu sebeple tek bir X faktör adayı ortaya koymak istemedim.

Hiçbir X faktör devreye girmediği durumlarda Lakers’ın önde götüreceği seride, herhangi bir X faktöre pek de ihtiyacı olmadığı görülen Lakers tarafında X faktör adayı Jr. Smith olacaktır. Sahada LeBron ve Davis olmasına rağmen işler kötü gidecek olursa bu rüzgarı tersine döndürecek olan şey hesaplanmamış birkaç Jr. Smith üçlüğü olabilir.

Portland tarafında ise ilk X faktör koç olacaktır, rakibine göre çok daha iyi koç olan Stotts da bazen çok saçma Nurkic formunda olduğunda şutörlerini inanılmaz şekilde yönlendiriyor. Lillard ve McCollum’u durdurulmaz yapabilecek isim kendisi.

Kadife bilek Skinny Melo, kritik zamanlarda kullanacağı birkaç isabetli top ile dengeleri bozabilecek bir oyuncu. Melo’nun 20 sayı barajını geçtiği maçlarda Portland’ın galibiyet yüzdesi %67.

Trent Jr. da çevik ve azimli savunması ile Portland tarafında en kolay pas arası yapan isimlerden birisi. Bubble sürecinde 15.9 sayı 1.6 top çalma ile oynayan Trent, gereken anlarda öne çıkabilmeyi başardı.

15 Ağustos 2020 Cumartesi

 

Damian Lillard’ın “Onsuz Yapamam” Dediği 10 Şey

Damian Lillard Bubble günlerinin en çok konuşulan ismi oldu. Takımının mücadelesi, Lillard’ın liderliği, Beverley ve George ile atışmaları, Bayless ile atışması, korkunç 3 maç performansı... Tüm spotların üzerinde olduğu bu adamı tanımak için fırsat bu fırsat dedik ve GQ tarafından Şubat ayında yapılan bir röportajı sizler için özetlemek istedik. Videoya ulaşmak isteyenler buyursun efendim:

https://www.youtube.com/watch?v=95Xg_9yAsoE

1: Çantası

SS

Bu benim için kaçınılmaz, çünkü her gün taşıdığım şeyler var ve bunları içine koyacağım bir şey gerekli diyor Lillard. Pantolonlarım dar ve ceplerimi tamamen doldurmak saçma oluyor. Her şeyle uyduğunu düşündüğü bu Luis Vuitton marka çantasından 3 tane varmış, önemli olan içeriği, daha az pahalı bir çanta da alabilirsiniz diyerek herkese de bu çeşit bir çanta öneriyor.

2: Kendi Telefon Şarj Kablosu

SS1

Telefonu başında olmakla övünen Lillard, kendisi hakkındaki güncellemeleri hep takip edermiş. Şarj cihazı deyip geçmemek gerek, özel bir süper şarj cihazı olduğunu ifade ettiği bu cihaz; telefonunu 20 dakikada tam şarj edebiliyormuş. Oldukça da uzun bir kablosu olan bu cihaz, prize mesafesi ne kadar uzak olursa olsun sorun çıkmamasına yarıyormuş.

3: Nakit Para

SS3

Her zaman yanında nakit para taşırmış Lillard, bu çekim sırasında da 1900$ taşıyormuş yanında. Yurtiçi ve yurtdışı pek çok seyahate çıktığını söyleyen Lillard, her kartın her yerde geçmediğini ya da bazen başka sıkıntılar yaşadığını, bu sebeple bir şey almak istediğinde problem yaşamak istemediği için de yanında her daim nakit taşıdığını söylemiş. Çocukluğundan beri de evsiz insanlara yardım etmeyi bir vazife gördüğünü ifade eden Lillard, bir evsizle karşılaştığında üzerimde para yok demeyi de sevmezmiş. Dame D.O.L.L.A. lakabında bu maddenin etkisi var mıdır acaba?

4: Kol Saati

SS2

Saat yerine AP saat diye ifade ettiği bu saatteki AP, Audemars Piquet markasının kısaltmasıymış. Neymiş bu diye baktığımda yarım milyonluk saatler gördüm ve yazıma hızlıca geri döndüm şahsen. Saatin önemini anlatırken “Çünkü bu herkesin alamayacağı bir saat, ben kendime böyle bir saat asla almam, bana da bunu başkası verdi.” şeklinde bir tabir kullanıyor, bize o kadar uzak işte. Görünüşünü tamamladığını ifade ettiği saatin fark edilirliğini seviyormuş. Saat sorulduğunda herkes gibi ben de telefonumdan bakıyorum ama bu saati çok seviyorum diyor.

5: Dudak Nemlendirici

SS4

Organik ve doğal olduğunu ifade ettiği dudak nemlendiricinin çok etkili olduğunu ifade ediyor Lillard. Kocaman dudaklarım var ve etrafta dudaklarım kuru ve çatlamış bir halde gezemem diyen Lillard bu sebeple hep yanında taşırmış nemlendiricisini.

6: Kulaklıkları

SS5

Profesyonel bir müizsyen olduğunu bildiğimiz Lillard’ın listesinde kulaklık göreceğimizi tahmin ediyorduk ama ne bunu dudak nemlendiricisinin arkasından 6. görmeyi ne de Airpods görmeyi beklemiyordum şahsen. Artık dev gibi kulaklıklar havalı değil, bu şekilde taşınabilir ve kutusundan şarj edilebilir kulaklıklar olması gayet hoş diyen Lillard’ın en çok dinlediği müzik kendi albümüymüş. JBL marka yüzü olan Lillard’ın rap türünde ve bass ağırlıklı müzik dinlemek için tercih ettiği kulaklıklar şaşırttı. Bu markanın daha yeni jenerasyonu, ortak şirketi Beats’in bu türe uygun kulaklıkları bir yana reklam yüzü olduğu markanın kulaklıklarını burada söylememesi enteresan bir tercih.

7: Telefonu

SS6

İnsanlarla iletişim kurmak için, müzik dinlemek için ve kontrol etmesi gereken bazı mobil uygulamalar olduğu için telefonunu her daim yanında bulundurduğunu ifade eden Lillard, sosyal medyayı da aktif kullanıyor. Iphone kaç kullanıyorum bilmiyorum ama hala şu tuş tarzı dokunmak şeyden olan telefon” diye ifade ettiği telefonu Iphone 7 ya da 8. Dolayısıyla; sponsorluk sözleşmeleri, albüm gelirleri gibi konuları geçip sadece maaşına baktığınızda yıllık 43 milyon dolar kazanan bir oyuncunun 2016-17 yılının telefonunu kullanması hem de tank gibi bir kılıfla koruyarak kullanması sanıyorum ders çıkarılabilecek önemli bir konu.

8: Kitap

SS7

Tek bir kitap değil tabi ki, sürekli değişir ama her zaman telefonumda olmak istemiyorum, bazen yavaşlamak istiyorum, bir şeyler öğrenmek ve zihnimi beslemek istiyorum diyen Lillard’ın çantasından çıkan kitap, Richard Simmons’ın The Power of a Humble Life kitabıydı. Türkçeleştirilmiş haline rastlamadığım kitabın adını kendim çevirsem “Mütevazi Yaşamanın Gücü” derdim.

9: Şapka

SS8

Rap alanında kullandığı ismi olan Dame D.O.L.L.A. isminin kendisi için bir marka olduğunu söyleyen Lillard, D.O.L.L.A. harflerinin açılımını da veriyor: Different on Levels Lord Allows (Lordun izin verdiği seviyede farklı). “Beni oluşturan temel iki yapı var birisi sporcu olan Damian Lillard diğeri ise sanatçı olan Dame D.O.L.L.A., bunların ikisi de benim ama basketbol sezonundayken biri diğerine göre çok öne çıkıyor ve parlıyor ama ben her zaman ikisini de içerdiğim için diğer yanımı da yansıtmak için şapkamda bunu kullanıyorum.” diyor Lillard.

10: Ayakkabıları

SS9

Yeni ayakkabıları olan Dame 6’yı gösteren Lillard, ayakkabının temasının “Duality”(ikililik) olduğunu ifade ediyor. Şapka noktasında açıkladığı iki yönünün ikisini de taşıyacak şekilde tasarlanan, basketbol için özel oluşturulmuş bu modelin onun için büyük anlam ifade ettiğini söylüyor. Yüksek kalite ve iyi fiyatlara sahip olduğunu ifade ettiği ayakkabılarının da birnevi reklamını yapıyor.